Akşam yemeğinden sonra binbaşı ile birlikte, ateş hattı boyunca yürüdük. Yol, cevreye ve iki yana yayılmış cesetlerle, doluydu. Yanlarında kazmaları, süngü ve tüfekleriyle birçok Türk ölmüş yatıyordu! Karanlık iyice bastırınca döndük. Subaylarımızdan birisi tam 11 Türk'ü öldürdüğünü anlatıyordu. Türklerin saldırısı gece olmuştu. Ceset sayımı ise sabah yapılıyordu. Bir başka subay ise; cephede, önünde ansızın arkası dönük bir Türk askeri belirdiğini, onu önce pusuda bekleyen bir Türk sanarak, silahını kavrayıp hemen, üzerine atladığını ama, tiksinerek onun bir-iki günlük bir ceset olduğunu fark ettiğini bana anlattı... Gelibolu'daki yaşamın büyük belası sineklerdir! Bu memleketin tanrısı; ne Allah ne Muhammet veya Şeyhülislam! Asıl tanrı baş şeytan yani sineklerin tanrısı! Yemek masaya konur konmaz, sinekler tarafından simsiyah kaplanıyor! Çadırlara ve siperlere doluşan bu yaratıklar, aptal vızıltılarıyla öğlen sıcağında yarım saat için kestirmeye çalışanları deli ediyorlardı!..
İng. Reuters H. Ajansı Muhabiri / Gylding.REUTER H.AJANSI
THE EGYPTIAN GAZETESİ YAYINLARI

Anzak esirlere simit veren bir askerimiz