harmanyolcusu
Global Moderator
Başlangıç
   
Karma: +2/-0
Offline
Mesaj Sayısı: 49
|
 |
« : Mart 13, 2008, 07:41:41 ÖS » |
|
Araştırmacı yazar olmak, herhalde dünyanın en zor mesleklerinden birisi olsa gerek. Farklı meslek grupları, belli zaman sonra tecrübeleri ile iş yaparken, araştırmacı yazarlar ömür boyu bir elinde kitap, diğer elinde kalem, sürekli araştırıp yazmak zorundadırlar. Aylarca uğraşılarına karşın kimi zaman insanlar bu çalışmalara itibar dahi etmezler. Veya yaptığı çalışmalar ismi gösterilmeksizin farklı kişiler tarafından kullanılır. Bizler, Çanakkale Harp Hatıraları Gönüldaşları olarak, tüm tarih araştırmacılarına, özellikle Çanakkale harp hatıraları araştırmacılarına saygılarımızı muhabbetle sunuyoruz. Çanakkale Harp Hatıraları Gönüldaşları olarak bizler, araştırmacı yazarlardan birkaç istirhamımız olacak. Evvela Çanakkale harp hatıraları gönüldaşı olmanın tanımlamasını, yanlış anlaşımlara konu olmaması için yapalım; Çanakkale Harp Hatıraları Gönüldaşı; Çanakkale savaşlarının, Müslüman Türk milleti için tarihte, en önemli mücadelelerinden birisi olduğuna inanan ve bu mücadeleden dersler alınıp vatanımızın bekası için, tatbik edilmesinin elzem olduğunu kavramış kişidir. ( Aslında her Anadolu evladı bir Çanakkale Harp Hatıraları Gönüldaşı olmalıdır. ) Çanakkale harp hatıraları gönüldaşı hizmetini, elindeki beceri materyallerini kullanarak yapar. Bu, kimi zaman bir Çanakkale sitesi ile, kimi zaman bir çizgi film ile, kimi zaman bir belgesel ile, kimi zaman bir dizi ile, kimi zaman bir roman ile olur. Ve hatta bir resim ile, bir animasyon ile, bir afiş ile, bir pankart ile olur. Ve yine insanları Çanakkale’ye götürerek, veya Çanakkale’de gezdirerek, veya Çanakkale etkinliklerinde farklı organizasyonlar yaparak, veya benim gibi gönlünden geçenleri kaleme alıp, gönüldaşları ile paylaşarak hizmet etmiş olur. Çanakkale harp hatıraları gönüldaşları olarak bizlerin, araştırmacı yazarlardan isteği, ilk olarak saygı; 1930’lu yıllarda çekilen ancak Çanakkale harbinin haleti ruhunu yansıtan resimdeki kişilere zibidi fotoğrafı demek, veya kıt imkanlarla yapılan bir belgesele, yahut dizi filme bayağı demek, veya Çanakkale çizgi filmine komedi demek, veya Çanakkale anısına yapılan bir etkinliğe “bir bu noksandı” demek ne kadar doğru. Veya Çanakkale ziyaretçilerine “yobaz akımı” demek, veya ehil olup kokartı olmayan rehberlere “hurafeci” demek, veya gönülden kaleme düşen çağlayanları basite almak ne kadar doğru. Ve kadar Çanakkale değerlerine hizmet. Bu hususta biraz saygı istiyoruz. İkinci olarak hoşgörü ; Kendini ve duygularını frenleyemeyen kimi gönüldaşlar, Çanakkale’de yaşanan destanı, zaman zaman yetersiz görüp fazla mübalağa yaparlar. Öyle ki, bazen Karayörük deresinden akan kanlar büyük baş hayvanı sürükler, bazen Mehmetçiğin süngüsüne üç Anzak saplanıp havalanır. Bu dostlarımızı, araştırmacılar bir bilen olarak hüsnüniyet ile eleştirebilirler. ( Zaman zaman bizlerinde serzenişleri olur.) Ancak suizan ve gayri muaşeret ile yaklaşım insanların kalplerinin kırılmasına vesile olur. Son olarak yardım; Çanakkale harp hatıraları gönüldaşları olarak bizler genelde, tarih anlamında akademik geçmişimiz bulunmamaktadır. Yine dünyevi meşgaleler doğrulturunda, ne Arıburnu’nda bulunan bir matara sahibinin profilini, nede Bolayır yakınlarında İngiliz denizaltısının batırdığı, Barbaros Hayrettin savaş gemisi mürettebatının profillerini çıkaracak zamanımız var. Bu konuları bizler araştırmacı arkadaşlardan istirham ediyoruz. Yani araştırmacılar araştırır, ortaya çıkarır, altına imzasını atar ve bizlerle paylaşır. Bizlerinde taktirini kazanır. Birde bilgi keşmekeşi var, bunlardan da bizleri kurtarmalarını istiyoruz, Örneğin bir eserde bir komutanın rütbesi Binbaşı, diğer eserde Yarbay. Bir eserde komutanın ismi Hasan bey, diğer eserde Hüseyin Hilmi Bey. Bir eserde Nusret’in mayınları 9 Mart’ta döküldü, diğer eserde 17 Mart’ta. Bir eserde Nusret komutanı İsmail Hakkı Bey, diğer eserde İbrahim Hakkı Bey. Bir eserde Yeni Zellanda’lılar Conk bayırını işkâl ediyor, diğer eserde hiçbir zaman Conk bayırına çıkamıyor. ( Ben misalleri burada bitireyim, yoksa sayfalar biter misaller bitmez. ) Kısaca; kişiler ister araştırdığıyla ve yazdığıyla, ister bilgisiyle ve becerisiyle amil olsun, birbirlerine her zaman hüsnüniyet ve mütebesimiyet ile yaklaşabilirlerse, işte o zaman herkes Çanakkale harp hatıralarına vâkıf olur.
Mustafa Seçkin ÇAKIR Çanakkale Harp Hatıraları Gönüldaşı
|