yahyacavus
Başlangıç
Karma: +0/-0
Offline
Mesaj Sayısı: 12
|
 |
« : Nisan 19, 2007, 08:48:10 ÖS » |
|
Çanakkale'nin cephe gerisi,birçok insani özellik ve güzellikle dopdoludur.Bunlardan birisini, dedesi Çanakka-le'de çarpışmış bir Anzak olan üniversiteli genç kız dedesinin ağzından anlatıyor: "-Türk siperleriyle çok yakındık. Gecenin orta yerinde ve aşağı yukarı her gün aynı saatte, Türk Siperlerinden bir ses yükselirdi. Öyle gür, öyle içli ve öyle dokunaklı bir sesti ki, dinlemeye doyamazdık... Bazen hafif bir e sinti çıkar ve bu yanık nağmeleri başka yöne götürürdü. Biz, kulaklarımızı dört açıp daha iyi duymak için, nere deyse Başımızı dışarıya çıkaracak hale gelirdik.Gündüz savaştığımız insanın gece söylediği müziği dinlemek ve ondan etkilenmek, ne ilginç bir işti.. Ama gerçekti... Bir akşam, konser saati gelmişti; ama, o alıştığımız ses du-yulmuyordu. İkinci, üçüncü, dördüncü akşam, yine konser yoktu... Merak içinde kalmıştık. Türkçe bilen savaş muhabirine yazdırdığımız bir kağıdı taşa sarıp Türk siperlerine fırlattık. Bu kağıttaki iki cümle ile, konserin ni çin kesildiğini soruyor ve selam yolluyorduk Türklere... Bir süre sonra, fırlattığımız taş siperimize atılmıştı. Yazılanı duyunca, hepimiz hüzne gömülüverdik . "-O arkadaşımızı, geçen hafta vurdunuz!"
|