Gönderen Konu: Yeni belgelerle Çanakkale'deki Atatürk  (Okunma sayısı 7987 defa)

Çevrimdışı duran

  • Başlangıç
  • *
  • İleti: 16
  • Karma: +1/-0
Yeni belgelerle Çanakkale'deki Atatürk
« : Haziran 14, 2007, 05:12:25 ÖÖ »


"Atatürk ve Çanakkale'nin Komutanları" adlı bir kitap yazan Büyükelçi Sermet Atacanlı: "Çanakkale Savaşı, Atatürk'ün yapacakları için bir önsöz gibi. Muharebeler sırasında çok önemli üç müdahalesi var. Fransızların Çanakkale çıkarmalarını başarısız kılan müdahalelerdir bunlar"

SERPİL ÇEVİKCAN
 
30 Ocak'ta hem Çankaya Köşkü'ne hem de Ankara'ya veda eden, eski Cumhurbaşkanlığı Dışişleri Başdanışmanı ve Özel Kalem Müdürü, yeni Tokyo Büyükelçisi Sermet Atacanlı, neredeyse 15 yıla yayılan bir çalışma sonucunda "Atatürk ve Çanakkale'nin Komutanları" adlı bir kitap kaleme aldı.
Atacanlı'nın Dışişleri Bakanlığı'na girdikten sonra ilk görev yeri olan Avustralya'da, Melbourne Başkonsolosluğu'nda tohumları atılan kitabı MB Yayınevi'nden çıktı. Çanakkale'deki Atatürk'ün, gün ışığına yeni çıkan belge ve fotoğraflarla anlatıldığı kitap, bir savaş tarihçesinden çok, Çanakkale muharebelerinin odağındaki komutanları, onların birbiriyle ilişkisini ve bu kanlı destanın hangi kararlarla şekillendiğini kaydeden önemli bir eser. Hemen her sayfası, Atatürk'ü Çanakkale'de "yok saymaya" çalışanları tekzip ediyor.

Çanakkale Savaşı'nı bir-iki cümleyle nasıl özetleyebilirsiniz?
Çanakkale büyük önem taşıyan bir savaş. Hemen öncesinde 93 Harbi ve Balkan savaşları var. Bu iki savaş Türk tarihi açısından en çok acı veren savaşlar. Çanakkale'de emperyal toprakların korunması değil, anavatanın korunması var.

Mustafa Kemal'in rütbesi neydi?
Atatürk, Çanakkale Savaşı'na Yarbay Mustafa Kemal Bey olarak geliyor. Sekiz-dokuz ay sonra savaş bittiğinde ise Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal oluyor. O dönemdeki komutanı Esat Paşa'nın görevi ise tümen komutanlığı.

Atatürk'ün komutanlarıyla ilişkisini anlatabilir misiniz? Örneğin Enver Paşa ile anlaşmazlıkları o dönemde mi çıktı? Bu durum savaşın seyrini değiştirdi mi?
Mustafa Kemal'in Enver Paşa ile ilişkileri Harp Okulu'nda başlıyor. Enver Paşa bir-iki sınıf büyük Atatürk'ten. Paşa kısa sürede bir yıldız gibi parlıyor. Anlaşmazlıklarının kökenini belki de insan psikolojisi çerçevesine oturtabiliriz. Çünkü bir süre sonra da Atatürk'ün yıldızı parlıyor ve bütün arkadaşlarının üzerine çıkıyor. Bir anlamda bir çekişme söz konusu. Çanakkale Savaşı'na ilişkin raporlar hazırlanırken Mustafa Kemal, Enver Paşa ile savaş sırasında olan yazışmaların kaydedilmesini istemiyor. Yani bir gerginlik var.

Esat Paşa nasıl bir komutan?
Çok önemli ve çok iyi bir komutan. Mustafa Kemal'in Harp Okulu'nda hocası. Ama Atatürk'le ilişkileri iyi değil. Atatürk özellikle Conkbayırı'nda onun stratejilerini beğenmiyor. Ama Esat Paşa rütbe farklılığına rağmen Atatürk'ü gözden çıkaramıyor.

Atatürk'ün eleştirileri etkili oluyor mu?
Bir yere kadar oluyor. Sonuçta bir rütbe farklılığı var. Ama Atatürk, rütbesine oranla daha büyük ordulara komuta ediyor.

 "90 yıl önceki gibi görünmeli"

Çanakkale'de yapılan altyapı çalışmalarını eleştiriyorsunuz...
Gelibolu Yarımadası yakın bir geçmişe kadar, galiba 1970'lere kadar askeri bölgeydi. Bu tarihe kadar önemli ölçüde korunarak geldi. Ancak buraya yönelen ilginin de artmasıyla yeni bir şeyler çıktı. "Yollar yetmiyor" dendi. Özellikle Anzak Koyu'nda çok yanlış şeyler yapıldı. Bu koy, en fazla 200 metrelik bir yerdir. Orada yolu genişletmeye çalıştılar.
57. Alay şehitliğinin olduğu bomba sırtlığı denen bölge vardı. Otoparklar yapıldı etrafına. Şimdi de seyir alanları yapılmak isteniyor. Buralar 90 yıl önce nasılsa şimdi de öyle görünmeli. Türkiye'de ağaçlandırılacak başka yer kalmamış gibi muharebe alanlarının arasına ağaç dikiyorlar.

"Güneş balçıkla sıvanmıyor"

Atatürk'ün, cephenin genel sorumluluğunu yürüten müttefik Alman general Liman Von Sanders'le ilişkisi nasıl?
Liman Von Sanders Çanakkale'nin savunması için kurulan 5. Ordu'nun komutanı. Türk ve Alman subaylara karşı, astığı astık kestiği kestik. Ama Atatürk'le ilişkilerine baktığımızda bir farklılık görüyoruz. Bir öfke anında diğerlerini görevden alabiliyor ama Atatürk'e karşı böyle davranamıyor.

Atatürk'ün daha sonraki süreçte düşman kuvvetlerin komutanlarıyla ilişkileri saygı dersi niteliğini taşıyor...
Doğru. Örneğin, Anzaklara komuta eden İngiliz general William Birdwood. Savaş sırasında birbirini boğazlayan iki ordunun komutanları. Ama savaş sonrasında ilişkileri çok iyi. Hasta olmasına rağmen Atatürk'ün cenaze törenine bile geliyor.

Atatürk'ün yıldızı Çanakkale'de neden parladı?
Çanakkale Savaşı, Atatürk'ün yapacakları için bir önsöz gibi. Muharebeler sırasında çok önemli üç müdahalesi var. Fransızların Çanakkale çıkarmalarını başarısız kılan müdahalelerdir bunlar. Birincisi, Arıburnu Çıkarması'nın şaşırtmaca olmadığını görüyor. Ve ihtiyaç olmasına rağmen hiçbir yardım almadan Conkbayırı'na karşı harekete geçiyor. İkincisi, Conkbayırı öncesi İngilizler, Türkler tarafından az korunan bir bölgeye çıkarma yapıyor. Atatürk bunu fark ederek müdahale ediyor. Üçüncüsü, buraya çıkan İngilizlerin püskürtülmesi. Ondan sonra zaten savaş bitiyor.

Bildik kesimler Atatürk'ün Çanakkale Savaşı'nda olmadığında ısrarlı.
"Yoktur" demiyorlar da "Abartılıyor" diyorlar. Ama güneş balçıkla sıvanmıyor. Bunu söyleyen de biz değiliz. İngilizler, Avusturyalılar söylüyor. Churchill'in kitabında Atatürk için "Kaderin adamı çıktı karşımıza ve bizi mağlup etti" diyor.

Biraz da kitabın serüvenini konuşalım. Atatürk'ün madalyalarını araştırırken başladı bu serüven, değil mi? Sizin bir koleksiyoner tarafınız var.
Önceden beri aslında koleksiyon merakım var. Tabiat herhalde. Çocukken bile vardı toplama özelliğim. Bir eski İstanbul kartpostalları koleksiyonum var. Dört-beş bin vardır. Benim ilgi alanım Osmanlı'nın son dönemine kaydı. İkinci Meşrutiyet, 31 Mart olayı, İttihat ve Terakki, I. Dünya Harbi... Bu alanla ilgili bulabildiğim kitap ve kartpostallar. Çanakkale Savaşı ile ilgili kartpostallar, kitaplar var. İlginç bir el bombası parçası var. Mektuplar, afişler, fotoğraflar var.

Kitabı oluştururken Cumhurbaşkanlığı arşivinden geniş ölçüde yararlandınız. Bu kitap sayesinde okuyucunun ilk kez göreceği belgeler var mı?
Mesela Esat Paşa'nın Atatürk'e mektubu. Alman komutanın Atatürk ile yazışmaları ilk defa ortaya çıkıyor. Nusret mayın gemisinin fotoğrafları çok enderdir. Atatürk'ün madalyalarıyla ilgili bilgiler... Çanakkale'den çekilme nasıl oldu, niye perişan etmedik? Çekileceklerini biliyor muyduk? Bu konularda derleme yaptım.

"Hayatımın en güzel anıları Köşk'ten"

Sayın Cumhurbaşkanı kitabınızı okudu mu?
Kendisine takdim ettim. Okuyacağı ilk kitaplar arasına koyacağını söyledi.

Çankaya Köşkü'ndeki tecrübeniz hakkındaki yorumlarınızı da merak ediyorum.
Köşk'te görev yapmak çok önemli bir şey. Çok onur verici, gurur verici bir görev. Hem kariyerimin hem de kişisel hayatımın en güzel anılarını içinde barındıran bir dönem oldu.

Çok uzaklara, Tokyo'ya gidiyorsunuz. Meslekte kaçıncı görev yeriniz olacak?
Altıncı. Önce Avusturalya, Melbourne'de konsolosluk. Sonra Kuala Lumpur'da başkatiplik, Atina ve Washington büyükelçiliklerinde müsteşarlık. 1998-2000 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü görevini yürüttüm. Ardından Güney Afrika ve şimdi de Tokyo büyükelçiliği. Mesaim izin verirse yeni projelerimi orada sürdüreceğim.