Çanakkale savaşı, Çanakkale şehitleri, Çanakkale Zaferi, Paylaşım ve tartışma forumu
Şubat 06, 2012, 10:07:21 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Foruma üye olarak çalışmalarımıza katkıda bulunabilirsiniz.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: VALLAHİ BAŞKA NİYETİM YOKTU !  (Okunma Sayısı 1282 defa)
harmanyolcusu
Global Moderator
Başlangıç
*****

Karma: +2/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 49



« : Temmuz 15, 2007, 11:17:06 ÖÖ »

        İnsanların inançları, her halde dünyada en çok tartışılan konuların başında gelir. Bu inançlar, karşısındaki insana zarar vermiyorsa, kesinlikle saygı duyulması gerekir. Saygı, demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarındandır. Siz şayet, karşı insanın size ve topluma zarar vermeyeceği, ancak yalnız kendi yaşamına yön veren  fikirlerini beğenmediğiniz için, o insanı toplumda rencide ediyorsanız, insanlık için çok yanlış yapıyorsunuz demektir.Binaenaleyh bazı toplumlar, sırf kendi siyasi, ahlaki ve dini anlayışına yakın görmedikleri insanlara, ikici sınıf insan muamelesi yapıp, her fırsatta toplumdan dışlamaktadır.Aslında dışladığı karşısındaki insan deyil, insanlık ve hoş görüdür.Bu yaptığı yanlışın farkındadır ancak, uzlaşmaz içgüdülerine hakim olamayıp sürekli yenik düşmektedir.( Biraz felsefeye kaçtık galiba, neyse toparlıyorum. )     
       Çanakkale savaş hatıralarında da  bu aynen böyledir.Üç ayrı toplum vardır. Birinci toplum,  “Çanakkale savaşlarında hiçbir manevi hal yoktur, bizler Almanların çok büyük desteğiyle ( asker gücü, cephane ve Alman generallerin stratejik dahiliği gibi ! ) bu savaşı kazandık” diyor. İkinci toplum, “ Mehmetçiğin savaşacak ne topu nede tüfeği vardı, Çanakkale savaşını,  yeşil sarıklı meleklerle ebabil kuşları kazandı” diyor.Benimde içerisinde bulunduğum üçüncü toplum ise “Çanakkale’de Almanlar topu ile silahı ile yardım etti ancak, konu dini, namusu ve vatanı olan Anadolu’nun yiğit Mehmetleri, Yüce ALLAH’IN yardımını da arkasına alarak süngüleriyle çelik tabyalara hücum etti ve muavvakiyete kavuştu.” diyor. Bu zikrettiğimiz toplumların birincisi ve ikincisi, birbirleriyle hiç anlaşamayıp sürekli münakaşa halindeler. Üçüncü toplum olarak bizler,   bu iki topluma diyoruz ki  “birinci toplum siz, Çanakkale’deki manevi halleri araştırın ve kabul edin, ikinci toplum da siz, manevi halleri anlatırken abartmayın ve Mehmetçiğin yaptıklarını da hafife alıp bir sürü hurafe doldurmayın”. Herkes bu konulara riayet ederse bizim çatıda, yani üçüncü toplumda buluşacak ve Çanakkale anılarını anlatırken kimse kimseyi dinsizlikle veya yobazlıkla itham etmeyecek.
          Hemen bu noktada her topluma anlatacağım bir Çanakkale savaş menkıbesi var.
          1915 senesinin Nisanın 25’inde Çanakkale kara savaşı patlak vermişti.Düşmanı evvele 9. Tümenin 26. Alayıyla ve 27. Alayı karşılamıştı.Daha sonra yedekte bulunan Yarbay MUSTAFA KEMAL BEY( BÜYÜK ATATÜRK) komutasındaki 19. Tümen, büyük bir süratle savaş meydanına yetişmiş ve Çanakkale savaşının hatları belli olmuştur.Bu iki Tümen’e daha sonra peyder pey  20 Tümen’de katılarak, büyük Çanakkale insan öğütme merkezi kurulmuştur.
Seddülbahir cephesine savaşmaya katılan Tümenlerin biriside 5. Tümendir. Zikredilen 5. Tümenin 17. Alayı da Kereviz dereden sık sık taarruza geçen Fransızları durdurması için Kirte’ye ( Alçı tepe ) konuşlanmıştı. 17. Alay komutanı Yarbay HASAN BEY, 12 temmuz’da geri püskürttükleri, 2. Kereviz dere muharebesi sonunda, savaş alanını gezerken kımıldadığını hissettiği bir Fransız askerinin yanına gelir, askere tam dokunacağı sırada, asker dönerek elindeki kamayı Hasan bey’in göğsüne saplar. Ne olduğunu bile anlayamadan yere yıkılan Hasan bey’in ağzından şu sözler dökülür, “VALLAHİ YARDIM DIŞINDA KÖTÜ HİÇBİR NİYETİM YOKTU” .Son nefesini vereceği esnada birden, askerlerinin kendisini kaldırmalarını iste ve büyük bir saygıyla  “ niçin zahmet buyurdunuz YA RASULALLAH” der, sonra şehitlik makamına ulaşır.
           Çanakkale savaşlarının tüm cephelerinde olduğu gibi Mehmetçik, şehit olan komutanını çok sever ve göz yaşları içinde toprağa verir.
            Bu zikrettiğimiz hadiseye bir çok hikayeler ilave ederek anlatanlar olduğu gibi, inanmayıp hatta alay edenler dahi günümüzde oluyor.Ben bu iki gruba, araştırdığım şu notları sunuyorum;
            Cumhuriyetin ilk yıllarının  büyük din adamlarından biri olan Cemal ÖĞÜTÇÜ hoca, 1928 tarihinde hacca gider ve Peygamber efendimizin  kabrinde türbedarlık yapan yaşlı bir zatın, 1915 tarihinde başından geçen bir hali dinler.Yaşlı zat Cemal hocaya, 1915’de Peygamber torunlarından birisinin türbeye geldiğini ve dedesinin orada bulunmadığını ve günlerce göz yaşı döktüğünü anlatır.Cemal hoca hac sonunda bu anısını tüm dostlarıyla paylaşır.
           Bir diğeri Türkiye’nin en çok sevilen başbakanlarından birisi olan Adnan MENDERES, 1955 tarihinde Hindistan’a bir geziye gider.Devlet işlerini bitirdikten sonra, çevresindeki insanlar, “burada maneviyatı çok büyük olan bir alim var, arzu ederseniz ziyaret ediniz”der.Başbakan bu şahsı ziyarete gider, çok yaşlı olan alim, 1915 tarihinde başından geçen hadiseyi  Adnan Menderes’e anlatır. Yaşlı alim, her sene olduğu gibi yine Medine ye gider, ancak her gitmesinde Manevi alemde Peygamberimizi gördüğü halde o sene göremez.Çok üzülür ve geri döner.Adnan Menderes’in ve çevresinde ki erkanının dinlediği bu anı herkesi çok etkiler.
           Yukarda anlatılan hadiseler gösteriyor ki; insanın kalbinde ki iman alevi biraz yüksekse bu anıya inanmakta hiçbir zorluk çekmez, ancak bu insan anlatılan anıyı yetersiz bulup ta bir çok hurafeleri doldurursa, o zaman hem Peygamber efendimize hemde Çanakkale ruhuna haksızlık etmiş olur.Bir diğer insan ise, bu anıya inanmadığı için inanan insanlara türlü  haksızlık ve saygısızlık içeren sözler sarf ederse, bu insanda diğeri gibi maneviyata ve Çanakkale ruhuna haksızlık etmiş olur.             
           Netice itibariyle herkesin bir birine saygılı ve hoş görülü olunması gerektiğini ve bunun mücadelesininde verilmesi gerektiğini düşünüyorum.Selamlar.
Moderatöre Bildir   Logged

ÇANAKKALE HARP HATIRALARI GÖNÜLDAŞI
Sayfa: 1   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC 1 XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.095 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu